Osmanlı Ciltçileri ve Ciltçilik Lobisi
Ciltçilik bir kitabı yaprakları dağılmadan yıpranmadan ve estetik kazandırmak icin yapılan işlemlerin tümüdür. Ciltleme işleminde çeşitli aşamalar vardır. Bunlar sırasıyla baskı, katlama, dikiş, kesim, sırt, kanal açma, taslama, kapak, kapak baskısı ve montaj aşamalarıdır. Çeşitli kağıt türlerine basılmış işler mücellithanelerde (ciltçi) katlama makineleriyle katlanır. Eski cilt hanelerde bu işlem ıstaka denilen sert kemik aparatla yapılırdı. Katlama işleminden sonra forma adı verilen 16 sar sayfalık birimler dikilerek birbirine tuttululur. Günümüzde makinelerle yapilan bu işlem eski cağlarda el tezgahlarında yapılırdı. Dikilen ve tutkallanan blokların alt ve üstlerine yan kağıdı yapıştırılır. Cildin kesim durumuma göre 3 tarafından traş alınır. Kesim esnasında kitabı karşımıza aldığımızda üst kısım baş, açılan sağ taraf ağız genelde sayfa numaralarinin olduğu kısım etek olarak tabir edilir. Kesilmiş içlere uygun ölçülerde mukavva kesilir. Kesiĺen mukavvalar istenilen kaplamayla (pandizot, cilt bezi, deri, suni deri, ebru, plastik cilt bezi) taslanarak kapak haline getirilir. Kapak üzerine baskı klişe veya kurşun harfler (hurufat) kullanılarak basılır. Klişe baskılarında ıstampa hurufat baskılarda ise el kumpası kullanılır. Yukarıda ana başlıklarıyla yazdığımız işlemler modern cildin aşamalarıdır.
Dünden Bugüne Ciltcilik – Ciltleme
İlkçağlarda papirüs (bir çeşit bitki), deri ya da parşömen (Bergama derisi) üzerine yazılan metinler ağaçtan yapılmış tahta bir çubuğa sarılarak rulo yapılırdı. Bu tahta çubuğun her iki ucuna takılan fildişi ya da maden düğmelere kitabın adı yazılı bir fiş iliştirilir ve bu rulolar bir kılıfın içine konularak saklanırdı. Eski Yunan, Mısır ve Roma da uygulanan bu yöntem yapıtın rahat okunmasını engellediği gibi taşınmasında da zorluklar çıkarıyordu. Daha sonra yapıtların dikdörtgen biçimde kesiĺen parşömen ya da papirüslere yazılmaya başlanmasıyla ortaya çıkan değişim yeni yollara başvurmayı gerektirdi. Yapıtın yazıldığı bu yaprakların, iplikle birbirlerine bağlanarak tahta, kemik ya da fildişinden yapılmış iku kapağın arasına konmasıyla ilk ciltli kitaplar ortaya çıktı. Zamanla kapakta kullanılan sert malzemelerin yerini esnekliğinden ötürü deri aldı. Giderek tümüyle deri kaplı cilt kapakları yapıldığı gibi sırti ve kapak köşeleri deri, kapaklarıysa kağıt ya da kumaş olan ciltler de yapılmaya başlandı.






Leave A Comment